|
ÜSTÜN VE ÖZEL YETENEKLİ
ÇOCUKLARDA ANNE – BABA EĞİTİMİ(1)
BİLSEM
2002
SIDIKA AKDEMİR BİLİM VE SANAT
MERKEZİ REHBERLİK SERVİSİ
UZM. PSK. DNŞ. AHMET BİLDİREN
Sayın
Veliler;
Üstün veya
özel yetenekli çocukların yeteneklerini geliştirerek,
kapasitelerini en üst düzeyde kullanmalarını sağlamanın;
ülkemizin bugünü ve yarını açısından çok büyük önem
taşıdığı yadsınamaz.
Üstün veya
özel yetenek, kişilerin başarılı bilim, iş adamı,
sanatçı olmaları için gerekli, fakat asla ve asla
yeterli değildir. Üstün veya özel yetenek, başarıyı
etkileyen diğer faktörlerle uygun bilişim oluşturduğu
zaman kişiler için bir güç haline dönüşür. Aslında üstün
veya özel yetenekliler ciddi bir risk grubudur. Eğer
yüksek zihinsel potansiyelleri uygun şekilde
geliştirilip yönlendirilebilirse, başarılı bir vatandaş
olarak ülkemize ve insanlığa önemli hizmetlerde
bulunabilirler. Aksi halde kendileriyle ve toplumda
barışık olamayan, aile ve toplum için sorunlu kişiler
haline dönüşmeleri olasıdır.
Bu
sebeple, üstün veya özel yetenekli çocukların
özelliklerini ve gereksinimlerini bilmeye, bunlara karşı
ailelerin ve öğretmenlerin sergileyeceği davranışların
neler olması gerektiğine bilinmesine, özel öğrenme
gereksinimlerine yanıt verecek ve öğrenme hızlarına uyum
sağlayacak eğitim modellerinin geliştirilmesine
gereksinim vardır. Bu durumda anne babalar olarak sizin,
bazı özel önlemler almanız, çocuklarınızın gelişimi ve
mutluluğu için yarar sağlayacaktır.
Merkezimizin rehberlik servisi size yardımcı olacak bazı
öneriler hazırlamıştır. Bunlara dikkat etmenizi temenni
eder, çabalarınız için teşekkür eder ve saygılar
sunarım.
Erkan
ERDİK
Merkez Müdürü
“ Benim
çocuğum 4-5 yaşındayken okumayı öğrendi. Bize sürekli
sorular sorardı. Bir fark olduğunu fark ettik. Şu an 3.
sınıfta. Sınıf arkadaşlarını sevmiyor. Daha çok
kendinden büyüklerle arkadaşlık kuruyor. Okuldaki
dersleri gereksiz buluyor. Düzenli ders çalışmıyor. Ama
notları çok iyi. Sürekli ilginç fikirler dile getiriyor.
Eleştiriyor, yargılıyor. Tartışmaya başladık mı sanki
yetişkin gibi konuşuyor.”
“ Bir anne
“
Çocuğunuz
yaşıtlarından hep farklıydı. Arkadaşlarınızın
çocuklarından önce konuşmaya başlamıştı. Yürümeye yeni
başlamışken masalların ayrıntılarını hatırlıyor ve doğru
sırayla tekrarlıyordu. Sürekli merak ediyor, mizah
duygusu çok gelişmişti. Siz anne – baba olarak bu
durumda çocuğunuza nasıl davranacağınızı şaşırıyordunuz.
Ama şu an
Bilim ve Sanat Merkezinde tanılama yapıldı ve
çocuğunuzun üstün yetenekli olduğunu öğrendiniz. Peki
bunun olması, sizin için ne anlama geliyor? Bu aşamadan
sonra çocuğunuz ile ilişkiniz nasıl olacak?
Potansiyelini değerlendirmesinde en iyi şekilde nasıl
yardım edebilirsiniz? Böyle bir çocuğa sahip olduğunuz
için şanslı mısınız?
Bu
sorulara cevap bulabilmek için üstün yetenekli
çocukların genel özelliklerini iyi bilmemiz gerekir.
Üstün yetenekli çocuklar, bir grup olarak fiziksel,
ruhsal ve sosyal uyum sağlama konusunda da üstündürler.
Fiziksel, ruhsal ve sosyal uyum sağlamanın yüksek
düzeyde olmasının yanında, üstün yetenekli çocuklar,
genel olarak bazı entelektüel başarı ve süreçlerde de
parlaklık gösterirler. Bu özelliklerini şöyle
özetleyebiliriz.
1.
Sözcük Hazinelerinin Zenginliği Ve Sözcüklerin Tam
Anlamıyla Kullanılışı
Bir çok
uzman tarafından yapılan üstün yetenek tanımındaki ortak
nokta dili kullanma yeteneğidir. Erken yaşta düzgün dili
konuşma, gelişmiş bir kelime dağarcığına sahip olma,
ayrıntılarla birlikte anlatma bunun bir göstergesidir.
Üstün yetenekli çocuklar yaşıtlarından daha üst düzeyde
bazen de yetişkin gibi konuşurlar. Onlarla tartışırken
hiç başınıza gelmedi mi?
2.
Genelleştirme Yapabilme Yeteneği
Her konuda
genel olarak elemanları görebilme ve anlam çıkarabilme
yeteneğidir.
3.
Soyut Düşünce Yeteneği
Mecazi bir
dili anlama yeteneğidir. Soyut kavramları yaşıtlarına
göre daha hızlı ve doğru anlarlar. Hiç beklemediğiniz
bir şekilde karşınıza çıkıp, demokrasiyi sizinle
tartışabilir.
4.
Problemler Karşısında İç Görü Sahibi Olmak
İç görü,
kişiye, problemin temelini ve esaslarını keşfettirdiği
gibi, çabuk ve doğru bir çözüm bulmaya yöneltir.
Üstün
yetenekli bir çocuk, başak bir çocuğun mutsuz yada mutlu
veya büyüklük taslayan biri olduğunu hemen fark eder ve
kendini ona göre ayarlar.
Evde anne
– baba tartışmalarında, çocuğunuz olayı gözlemleyip
kimin haklı olduğunu fark edebilir. Siz iyisi mi
dikkatli olun!
5.
Uslamlama
Mantıksal
ilişkileri görebilme ve bunlardan doğru sonuçlar
çıkarabilme yeteneğidir.
6.
Problem Çözebilme
Bu yetenek
şimdiye kadar ele alınan tüm yetileri içerir. Üstün
yetenekli çocukların problem çözebilme yetenekleri
gelişmiştir. Aklımıza bu yeteneği sınayacak matematik
problemleri gelebilir. Ama hemen çocuğunuza havuz
problemleri sormaya başlamayın! Çünkü üstün yetenekli
çocukların bir kısmı matematikten parlak olmayabilir.
Bazen dil sanatları, sosyal bilimler, fen bilimleri veya
sanat alanında parlak olabilirler. Bu nedenle diğer
alanları da kapsayacak şekilde problemlerden de test
edilmelidirler.
7.
Öğrenme Hızı
Üstün
yetenekli öğrencilerin genel özelliği verilen yeni
materyali hızlı bir şekilde kavraması ve uygulamasıdır.
Siz ona
leylekleri anlatmaya çalışırken, bir de bakmışsınız o
nasıl dünyaya geldiğini çoktan öğrenmiş.
Ama
unutmamalısınız ki üstün bir zihin yavaş adımlarla
öğrenebilir. Çünkü her küçük ayrıntı normal bir çocuğa
göre tekrar gözden geçirilebilir. Diğerlerinden farklı
olarak tüm olasılıkları ve uygulamalarını hesaba
katarlar. Bu da ekstra bir zaman gerektirir.
8.
Israr
Üstün
yetenekli bir çocuk eğer isterse üstünde çalıştığı
herhangi bir konu hakkında, amacına ulaşıncaya kadar
kendini motive edebilir.
Siz akşam
yemeğini yetiştirmeye çalışırken, o televizyonda gördüğü
volkanik patlamaları anlatmanızı ısrarla isteyebilir.
Halbuki siz bu ısrarları sebebiyle patlamaya hazır bir
volkan haline gelebilirsiniz.
9.
Bellek
Yoksa cep
telefonu alma sözünüzü hiç unutmuyor mu?
Üstün
zekalı bir çocuk, genellikle, kendisinin ilerde
kullanacağı bir materyali ezberlemekte ve onları uygun
aralıklarla istediğini anımsatmakta hiç güçlük çekmez.
10. Ön
Sezi
Edinilen
yaşantılardan –kendi hataları dahil- bir şeyler
öğrenebilme aynı koşullarda aşağı yukarı ne
olabileceğini tahmin edebilme yeteneğidir.
Aile
dostunuzun çok yaramaz bir çocuğu var ve sizi ziyarete
gelecekler. Bilin ki çocuğunuz sevdiği oyuncaklara zarar
geleceğini sezer ve iyi oyuncakları saklar, işe
yaramazları ortaya çıkarır.
11. Mizah
ve Nükte Yapabilme Yeteneği
Yaşıtlarından daha fazla iç görüye dayalı bir mizah
duygusu ve herhangi bir durumdaki gizli mizahı görebilme
yeteneğine sahiptirler.
12.
İlgilerin ve Merakların Zenginliği
Üstün
yetenekli çocukların genel özelliği her şeyle
ilgilenmeleridir. Sürekli merak ederler, araştırırlar.
Uçaklar, dinozorlar, çiçekler, ülkeler, filmler,
denizler vb. onların geniş ilgi yelpazeleridir. Mantıklı
ve araştırmaya yönelik sorular sorarlar. Keskin gözlem
becerileri ve çabucak öğrenme istekleri bu soruları
izler.
Borsayla
ilgilenmeleri sizi şaşırtmasın!
13.
Uyanıklık ve Gözlemlemeye Doğal Bir Eğilim
Üstün
zekalı bir çocuk yeni olan her şeyi anında kaydetmek ve
ayrıntıları bilmek hususunda çok çabuktur. Tarihi
eserdeki bir ayrıntıyı, halıdaki bir motifi, taşlar
arasındaki bir minerali kimse fark etmese de onlar far
edebilir.
Harçlık
konusunda sizin yaptığınız açıklamayı yeterli bulmayıp,
evin gelirlerini gözlemler ve ikna edici bir açıklamayla
harçlığını arttırabilir!
14.
İnisiyatif, Teşebbüs Etme Yetkisi
Üstün
yetenekli bir çocuk herhangi bir zamanda ne yapılması
gerektiğini hemen sezer ve harekete geçerek durumu ele
alır. Eğer harekete geçmek için ne yapılması gerektiğini
bilmiyorsa, bilmesi gereken yollara başvurur.
15.
Yaratma Yeteneği
Üstün
yetenekli çocuklar derinlemesine, açık, kesin ve
eleştirel düşünürler. Bir çok fikir üretir ve bir
probleme farklı çözümler getirirler. Bize göre çok
çılgın fikirleri olabilir. Ama unutmayın ki günümüzde
kullandığımız ve bildiğimiz bir çok gelişme bu çılgın
fikirlerden ortaya çıkmıştır.
16.
Eleştirici Muhakeme
Üstün
yetenekli çocuklar, yapılan telkinleri düşünebilen ve
olası sonuçları önceden hesaplayabilen, soyut
düşünebilen çocuklardır. Aynı zamanda bu yeteneklerini
kendisini veya başkalarını sorgulamak içinde
kullanabilirler. Kendi hayal ettiği sonuçlar ile ortada
olan sonuçları kıyaslarlar. Ne olursa olsun ortada bir
hata olup olmadığını sorgularlar.
Küçük
kardeşine yaptığınız tutumu eleştirip, ona göre hatalı
olan davranışlarınızı birden yüzünüze vurabilir.
17. Hizmet
Etme Arzusunda Bulunma
En güzel
özelliklerinden birisi de budur. Herkese yardım etme
istekleridir.
Bu
özellikleri bilmeniz yeterli olacak mı? Şu ana kadar
yaşadığınız ve yaşayacağınız süreci, bu özelliklere göre
değerlendirebilirsiniz.
Üstün
yetenekli çocukların özelliklerinin yanı sıra
problemleri nelerdir?
•
Yaşıtlarından farklı hissederek yalnız ve yetersiz bir
sosyal hayat yaşayabilirler.
• Gerçekçi olmayan hedefler koyarak, kendilerini baskı
altına alabilirler. Hatalarını kabul etmekte
zorlanabilirler. Hata yapmaya karşı aşırı tepki
gösterebilirler.
• Dikkatler sürekli üzerinde olduğu için, kardeşleri
veya arkadaşları ile ilişkilerini kurarken
zorlanabilirler.
Bu çocuklar sadece bu özelliklere göre mi
değerlendirilmelidir?
Anne –
babalar bazen hataya düşüp duygusal, bedensel,ruhsal
gelişimi zihinsel gelişimle karıştırmaktadırlar. Oysa ki
herhangi bir yaş döneminde ortaya çıkabilecek duygusal,
bedensel, ruhsal problemler üstün yetenekli çocuklarda
da ortaya çıkabilecektir. O halde, genel olarak
çocuklarımızın yaş dönemlerindeki gelişim özelliklerini
bilmek bize avantaj sağlayacaktır.
6-11 Yaş
İlköğretim Dönemi Öğrencilerinin Gelişim Özellikleri
Bu dönem
daha önceki ve sonraki yaş dönemlerine göre daha sakin
ve kararlıdır. Çocukta iç güdü ve dürtüler tarafından
fazla baskı yoktur. Öfke, kıskançlık, saldırganlık gibi
duyguların ifadesi azdır.
Bu dönem
çocuğu daha fazla bağımsız olma eğilimindedir ve
bağımsızlığı engellendiğinde öfkelenir.
Çocuğun
kardeş kıskançlığı, onun okula gitmesiyle bitmez.
Kardeşine daha çok ilgi gösterildiğine inanır.
Korkular
genelde daha azalmış olup, gerçek olaylara doğru
korkuların döndüğü görülür. Hastalanmaktan, kazalardan
özellikle anne – babasının ölümünden korkarlar.
İlkokul
çocuğunun, okul öncesi döneme göre anne – babasına karşı
sevgi gösterileri azalır. Bu gösteriler daha çok
öğretmene yöneliktir.
Utangaçlık son sınıf çocuklarında daha sık görülür.
Çocuğun beceriksizleşmesine, istemediği kimselerin
bulunduğu yerlerden kaçmasına neden olur.
Çocuk,
bilgi ve beceri öğrenmede başarı gösterirse çalışkanlık
duygusu, başarı göstermezse aşağılık duygusu gelişir.
Çocuk
okulda desteklenmeyip cesareti kırılıyorsa, evinde ne
kadar ödüllendirilirse ödüllendirilsin, çocuğun kendine
güvenme duygusunda azalma olur.
12-18 Yaş
Arası Orta Okul Ve Lise Dönemi Öğrencilerinin Gelişim
Özellikleri
Ergenlik
dönemini kapsar. Fizyolojik yapıda değişmeler olur. Bir
önceki dönemde sakin kalan dürtüler yeniden canlanarak,
kişide çatışmaları ortaya çıkarır.
Ergenlikte
fiziksel olgunlukta yetersizlik, yaşıtlarına kıyasla geç
olgunlaşma gencin kendisine güvenini sarsmakta, kişisel
ve sosyal uyumu bozarak yetişkinliğe geçişi
güçleştirmektedir.
Ergenin
erken olgunlaşması onda endişe yaratır. Yaşıtlarını boy
ve cinsel özellikler açısından geride bırakan ergen,
geçici olarak soyutlanma ve dışlanma duygusu
yaşayabilir.
Ergenlik
dönemindeki öfke nedenlerinde değişmeler olur. Bunların
başında karşı cinse ilginin artması nedeniyle çıkan
sorunlar ve yasaklamalar gelir. Başkalarının kendine
sataşması, aşağılandığını hissetmesi, onurunun
zedelenmesi, isteklerinin yapılmaması, planlarının
bozulması, ailenin ve kendi isteklerinin çatışması,
arkadaş ilişkilerindeki sorunlar ergenin öfkelenmesine
neden olur.
Bu dönemde
imrenme duygusu ağırlığını gösterir. Dönemin başında
imrenme, önce eşyalara iken dönemin sonunda sahip
olunmaya üstün buldukları eşyaya yönelir.
Gençlik
döneminde korku, utangaçlık, bıkkınlık vb. duygular
gencin donma, beceriksizlik, terleme, şaşkınlık ve kaçma
gibi davranışlar içine girmesine neden olur.
Bu
korkularda gitgide azalma görülür. Toplumdaki yerini
yitirme korkusuyla birlikte diğer korkuların yerini
endişe ve üzüntü almıştır.
Gencin
gelecekle ilgili endişeleri genci çok meşgul eder.
Endişe ve üzüntüye karşı tepkisi, bir köşeye çekilip
düşünmektir.
Bu dönemde
ya ego kimliği edinilir ya da rol karmaşasına düşülür.
Ergenlik yıllarında kendine özgü bir kimlik
geliştirebilmek için yoğun çaba harcanır. Dış görünüm ve
beğenilmek isteği büyük önem kazanır.
Genç
geçmişindeki bütün özdeşleşmelerini bütünleştirir. Bu
dönemin sorusu “ ben kim olmalıyım” dır.
Toplumsal
değerleri reddetme ve benimseme arasında çelişkili
düşüncelere sahiptir.
Peki
Ergenlik Döneminde Ortaya Çıkabilecek Sorunları Çözmek
İçin Neler Yapmalısınız?
• Zamanın
çok değerli olduğu ve iyi kullanılması gerektiği
öğretilmelidir.
• Kendisine güveni arttırılmalıdır. Yapabileceği
görevler verilip kendisinin başarılı olduğu gence
gösterilerek yapılamalıdır.
• Değişik rolleri denemesine olanak verilmelidir.
Olumsuz rolleri değil, olumluları benimsemesi gerekir.
• Kendileri hakkında olumlu beklentileri oluşturacak
öğrenme durumları hazırlamak gerekir.
• Kız ve erkeklerin değişik cinsiyetlere sahip
olduklarını kavratmak için, kız ve erkeklerin değişik
sportif faaliyetlere katılmasına olanak verilmelidir.
• Düşüncelerini ve duygularını ifade etmesine olanak
verilmelidir.
• Okul, evlilik, meslek seçimi gibi önemli konular ve
sorumlulukları hakkında bilgi verilmelidir.
Üstün Veya
Özel Yetenekli Çocukların Ailesi Olarak Nelere Dikkat
Etmelisiniz?
• Üstün
veya özel yetenekli çocuklarda diğer çocuklar gibidir.
Onlarında diğer çocuklar gibi sevgi, anlayış, güven ve
okşanmaya ihtiyaçları vardır. Diğer çocukların neye
ihtiyacı varsa onların da aynı şeylere ihtiyaçları
vardır.
• Çocuklara karşı ne ilgisiz kalmalı, ne de aşırı
düşkünlük göstermelisiniz.
• Kendi başaramadığınız idealleri, çocuğa yaptırma
idealleri içinde olmayın.
• Çocuğa okulda başarılı olma yönünde baskı yaparak
beklentilerinizi arttırmayın. Unutmayın, o bir çocuk.
Hayatın diğer alanlarında da (örneğin oyun gibi) onun
gereksinimleri vardır.
• Beklentilerinizi mantıklı düzeyde tutun. Zeka
becerileri hızla ilerlerken bazı becerileri (motor
beceriler) yaşına uygun olacaktır. Bu becerilerin normal
hızda gelişimini, geri kalma olarak yorumlamayın.
• Başarıları ne abartın ne de görmezlikten gelin.
• Üstün yetenekli çocukların toplumun çifte
standartlarını anlamakta güçlük çektiğini bilin. Ahlaki
duyguları genellikle iyi gelişmiştir, yalancılığı ve
diğer toplumsal zıtlıkları anlamayıp çelişkiye düşerler.
• Onları yalnız yetenekleri açısından değil; her yönüyle
bir bütün olarak düşünün ve bu doğrultuda iletişim
kurun.
Nasıl Yardım Edebilirsiniz?
• Herkesin
bir yönüyle kendine özgü olduğunu, üstün yetenekli
olmasının da onun bir özelliği olduğunu çocuğunuza
kavratın. Ancak bunun dozunu iyi ayarlayın.
• En çok arzuladığı ilgilerini gerçekleştirmesi için
teşvik edin.
• Kendisini yaratıcı biçimde ifade etmeye, yaratıcı
problemler çözmeye, değişikliklere ve strese karşı
yapıcı tepkiler vermeye dönük fırsatlar sağlayın.
• Belirli bir aile üyesinin ihtiyaçları ile diğer bir
üyenin ihtiyaçları arasındaki çatışmayı çözmenin
yaratıcı yollarını bulun.
• Bilginizin yetersiz kaldığı noktada, alanlarında uzman
yetişkinlerden yardım isteyin.
• Çocuğunuz için başka önemli bir kaynak, arkadaş
gurubudur. Çevrenizde varsa üstün yetenekli çocukların
velilerden oluşacak destek gruplarıyla ilişkiye
geçebilirsiniz.
“……..
Çevremde benzemek istediğim kişi yok. Tabi başarılı
olmak isterim. Ama ben yine de kendim gibi olmayı
isterim. Çünkü ben ayrı biriyim, diğer insanlar ayrı
biri. Ayrı kişiliğe sahip. Gelecekteki hedeflerin her
zaman başarılı olmak, benimle aynı şanslara sahip olan
insanları geçmek ve ideallerime kavuşmak isterim.”
Bir
öğrencinin otobiyografisinden.
“Ben
hayatta bir insan olarak değil de cansız bir varlık
olarak yaşamımı sürdürseydim bir kalem olmak isterdim.
Çünkü kalemler olmadan kağıtların, kağıt olmadan
kitapların, kitap olmadan bilgilerin, bilgi olmadan da
uygarlıkların önemi kalmaz. Bu yüzden bir kalem olmak
isterdim. Kalemlerin en çok sevindikleri nokta da daha
1. sınıftaki küçük bir çocuğun elinde, onun okuma yazma
öğrenmesine şahit olmaktır. Düşünsenize 7 yaşındaki bir
çocuk, sizin sayenizde okuma yazma öğreniyor. Aynı
öğretmenlik gibi bir şey olsa gerek bu. Kalemlerin
sevindikleri üzüldükleri noktalar bunlar. Benim kalem
olmak istememin nedeni kalemlerin fiziki değil sosyal
özelliklerinden kaynaklanıyor. Kalemler, çok sosyal
varlıklardır. Her türden insanın elinde aynı türden
kalemler olabilir. Bir resim sergisinde düşüncelerinizi
yazıya döken bir köşe yazarının elinde de bir kalem
vardır; Türkiye’nin en ücra köşesindeki bir okuldaki
çocuğunda elinde de bir kalem vardır. Size kalemler ve
benim kalemler hakkındaki düşüncelerimi aktardım. Umarım
beni bu konuda yalnız bırakmaz, düşüncelerime
katılırsınız.”
Bir
öğrencinin etkinliğinden
“Adamın
biri televizyona çıkmış indirememişler. O adamı
televizyondan indiremeyince itfaiye çağırmışlar. İtfaiye
adamı kurtarma çalışmalarına başlamış. Ama adam
inememiş. Çünkü adam televizyonun içinde kilitli kalmış.
Çilingir çağırmışlar çilingirci kapalıymış. Başka bir
çilingirci çağırıp, öbür çilingirciye açtırmışlar.
Çilingirci adamın babası çıkmış. Adam babasına; “benim
değerim ne kadar?” demiş. “Dünyalar kadar demiş”.
Dünyanın değerini sormuş: “Beş para etmez” demiş.
Öğrencilerimizin bir etkinliğindeki her birinin
birbirinden bağımsız olarak cümle eklediği bir çalışma.
KAYNAKÇA
AKBOY, R.
‘Eğitim Psikolojisi’ , Mikro Yayınları, İzmir, 2000.
ATAMAN, A.
‘Üstün Yetenekli/Zekalı Çocuk İle Yaşamak’, Bilim Ve
Aklın Aydınlığında Eğitim, Mayıs 2003 yıl 4 sayı 39
milli Eğitim yayınları, Ankara
CUTTS, N.
, MOSELEY, N. ‘Üstün Zekalı Ve Yetenekli Çocukların
Eğitimi’, Özgür Yayınları, 2001
DOĞANELİ,
O. ‘Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınlanmamış
Ders Notları’, İstanbul, 1999
MARTİN, M.
, GREENWOOD, C. ‘Çocuğunuzun Okulla İlgili Sorunlarını
Çözebilirsiniz’, Sistem Yayıncılık, İstanbul, 2000
Yazışma
Adresimiz:
Sıdıka
Akdemir Bilim Ve Sanat Merkezi
Liman Reis Mah. Aydın Sokak No: 2
Narlıdere / İZMİR
e-mail:
izmirbilsem@hotmail.com
|